THE BEST SIDE OF BOşANMA AVUKATı

The best Side of Boşanma avukatı

The best Side of Boşanma avukatı

Blog Article

Odaklandığımız sektörlerde uzun yıllara dayanan tecrübe ve gelişmeleri yakından takip eden vizyon ile yasalara ve mesleki etik değerlere saygılı hareket ederek, güven ortamı içerisinde temsil ettiğimiz kişi ve kurumların haklarının korunması temin edilmektedir. Hukuk bir bütün olarak değerlendirilmekte ve müvekkillerimizin her alanda karşılaşabileceği hukuki sorunlara çözüm oluşturulmaktadır.

DGN Hukuk olarak, müvekkillerimizin hukuksal sorunlarında yanlarında olmaya devam ediyor ve haklarını savunuyoruz.

İfadesi alınmak üzere kolluğa veya savcılığa çağırılan kişiler için hak kaybı yaşamamaları advertisementına ifade öncesi ifadeye hazırlanılır ve birlikte ifade verilir.

Bu konularda profesyonel bir yardım almaktan kaçınmayın! İşverenler için korucuyu avukatlık hizmeti vermekteyiz

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’na eklenen madde ile işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlık için arabulucuya başvuru zorunluluğu getirilmiştir. Bu kanuna eklenen maddeden önce işçi, iş uyuşmazlıkları, iş kazası ya da iş10 çıkarma gibi durumlarda iş avukatını arayarak ya da iş kazası avukatına başvurarak sorunlarını çözüyordu.

Eşler, boşanma davası açıldığı esnada talepli dilekçeyle beraber tazminatın hükmedilmesi amacıyla da talepte bulunabilir. Boşanmanın mali sonuçlarından birisi olan tazminat, boşanma davasının sonlanması ile beraber harici bir dava açmak suretiyle de talep edilebilir. Harici bir dava açarak tazminat talebinde bulunacak taraf, boşanma davasının sonlandığı tarihten başlayarak bir yıl içinde bu davayı açmalıdır.

İş Davalarının Başarısızlıkla Sonuçlanması Bir çok işçi haklı olduğu davada, konunun uzmanı olmayan avukatla çalışmaktan kaynaklanan deneyimsizlikten doğan hak kaybına uğramaktadırlar.

Yine iş hukuku avukatı tarafından işçinin ya da işverenin hakları konusunda bilgilendirmelerde bulunulmalı, iş hukuku alanındaki değişiklikler güncel olarak takip edilmelidir.

Ceza avukatının görevi ise müvekkilinin en iyi şekilde savunmalarını yaparak ceza yargılamasına dair eksiklikleri tamamlamak ve duruşma öncesinde sanık olarak yargılanan müvekkilinin lehine olabilecek durumları tespit etmek ve bunları çözmektir.

‘ÖZET : Avukat olan sanığın, kardeşinin vekilliğini üstlenerek işlerini takip etmekteyken mağdurun vekilliğini de üstlenerek adına kayıtlı taşınmaz hissesinin satışını yaptığı, kardeşinin vekili olarak mağdur aleyhine icra takibinde bulunduğu, bu şekilde aynı işte menfaati zıt taraflara avukatlık ederek görevi kötüye kullanma suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı, savunmasının aksine vekaletnamenin münhasıran avukatlar tarafından yapılabilecek işler için verildiği hususunun şüpheli kaldığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince de beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması doğru değildir.

Kişinin usual hayatında yaptığı her eylemin bir karşılığı vardır. Hukukçu kimliği click here taşımak isteyen bireyin suçtan uzak durması gerekmektedir.

Bulunduğu bölgede diğer meslektaşlarının işlerine gardenımcı olabilecek masrafsız bir sistem kurabilirler.

We also use 3rd-party cookies that aid us review and know how you use this website. These cookies will likely be saved inside your browser only with the consent. You even have the option to choose-out of these cookies. But opting away from Many of these cookies can have an effect on your searching encounter.

Uyuşmazlık konusu suç ile ilgili olarak; “…paranın tahsili için katılan tarafından sanığa verilen ahzu kabz yetkisine dayanılarak sanık tarafından tahsilat yapıldığı, söz konusu paranın sanığa teslim edilmesinin sanığın doğrudan görevi nedeniyle yani avukat olmasının tabii sonucu olarak değil katılan tarafından sanığın şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisine dayanarak gerçekleştirildiği ve aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı birlikte değerlendirildiğinde;” icra takibi neticesinde zilyetliği devredilen parayı uhdesinde tutup müvekkili olan katılana vermeyip mal edinen sanığın eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.

Report this page